RÖPORTAJLAR:
hakaner6060@gmail.com
BLOG
Bazı türküler vardır bir milletin hafızasını taşır. Bazı hikâyeler vardır, üzerinden yıllar geçse de yürekten silinmez. On Beşliler de böylesine derin bir hafızanın, yarım kalmış gençliğin ve vatan uğruna toprağa düşen evlatların adıdır.
TRT'nin dijital platformunda yayımlanan On Beşliler dizisi, Tokat'ın bağrından kopup Çanakkale'ye yürüyen gençlerin fedakârlığını, bir milletin hafızasına kazınan büyük acıyı ve sarsılmaz vatan sevgisini yeniden hatırlatıyor. Bu dizi bir dönemi anlatmanın ötesine geçiyor; bir ruhu bir ahlakı ve unutulmaması gereken bir bedeli yeniden gözler önüne seriyor.
Dizinin Tokat'ta çekilmiş olması sıradan bir tercih değil tarihin kendi toprağına dönmesi olarak dikkat çekiyor. Çünkü On Beşliler, bu memleketin bağrından kopup cepheye yürüyen çocuklarıydı. Henüz hayatlarının baharındaydılar. Omuzlarında gençliğin heyecanı, yüreklerinde ise vatan sevgisinin ağırlığı vardı. Yaşayacakları günler, kuracakları hayaller, söyleyecekleri sözler vardı. Ama vatan söz konusu olduğunda hepsini geride bırakabilecek bir iradenin temsilcisi oldular.
Bu yüzden Tokat'ın hafızasında yankılanan o meşhur ağıt bugün hâlâ aynı yerden sızlatır içimizi:
"Hey On Beşli On Beşli,
Tokat yolları taşlı…
On Beşliler geliyor,
Kızların gözü yaşlı…"
Bu dizeler bir türkünün çok ötesindedir. Geride kalan anaların gözyaşı, yarım kalan sevdalar, eve dönemeyen evlatlar ve genç yaşta toprağa düşen bir neslin çığlığı bu ağıtta yaşamaya devam eder. Her mısrada bir hasret her kelimede bir veda saklıdır.
Çanakkale'ye giden o gençler bir milletin kaderine yürüdü. Kimi annesinin duasını ardında bıraktı kimi çocukluk günlerini kimi daha başlayamadan yarım kalan bir ömrü… Hepsi bu ülkenin hafızasına silinmeyecek bir fedakârlığın adı olarak yazıldı.
Bugün diziyle ilgili yapılan yorumlara bakıldığında da en dikkat çekici nokta burada ortaya çıkıyor. İnsanlar sahnelerden ziyade hissettiklerini konuşuyor: "Boğazım düğümlendi" diyenler, "Dedelerimizin ne yaşadığını şimdi daha iyi anlıyorum" sözleriyle duygusunu dile getirenler yapımın izleyicide nasıl güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça gösteriyor.
Dizinin bölümlerinin 18 Mart Çanakkale Zaferinin yıl dönümünde dijital platformda erişime açılmış olması da bu anlamlı hikâyeye ulaşmayı daha kıymetli hâle getiriyor. Bu vesileyle başta gençler olmak üzere herkesin bu yapımı izlemesini içtenlikle tavsiye ediyorum. Çünkü On Beşliler, hissedilecek bir miras, taşınacak bir hafıza ve vicdana dokunan bir çağrıdır.
Tokatlı bir yazar olarak bu hikâyeye sadece memleket duygusuyla bakmıyorum. Benim için bu bir vefa meselesidir. Çünkü On Beşliler; Tokat'ın cesaretidir, sadakatidir, fedakârlığıdır. En önemlisi de gerektiğinde hiç tereddüt etmeden "önce vatan" diyebilme ahlakıdır.
Bugün gençler bu diziyi izlerken belki de kendilerine şu soruyu soruyor:
"Ben olsaydım ne yapardım?"
İşte dizinin en güçlü tarafı da tam burada ortaya çıkıyor. Çünkü tarih, insanın vicdanına dokunduğunda gerçek anlamını bulur.
On Beşliler, bugünün insanına da bir karakter aynası tutuyor ve bize bir kez daha şu hakikati hatırlatıyor:
Vatan harita üzerinde çizilmiş sınırların adı değildir.
Vatan gerektiğinde o sınırlar için gözünü kırpmadan yürüyebilen insanların emanetidir.
Bu noktada böylesine anlamlı bir yapımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı olmak üzere projeye katkı sunan tüm yapım ekibine ve oyunculara ayrıca teşekkür etmek gerekir. Unutulanı yeniden hatırlatmak, hissedilmeyeni yeniden hissettirmek kolay değildir. Böylesine ağır ve kıymetli bir sorumluluğu hakkıyla taşımak ise takdiri fazlasıyla hak eder.
On Beşliler geçmişte kalmış bir hatıra değildir.
Bu toprakların mayasında hangi fedakârlığın, hangi sadakatin ve hangi vatan sevgisinin bulunduğunu hatırlatan canlı bir hafızadır.
Ve bazı türküler hiç bitmez…
Çünkü bir millet gençliğine ağladığı yerde aslında kendi vicdanıyla yeniden yüzleşir.
https://www.haberler.com/yazarlar/hakan-erdem/bir-turkude-yarim-kalan-genclik-on-besliler-5958/